Archive for the ‘Aşk’ Category

Kral VIII.Henry’nin yatak odası

Cumartesi, Mayıs 17th, 2008

Şu sıralar ikinci sezonu yayınlanmakta olan The Tudors’ın takipçileri, Kral 8. Henry’yi ve Tudor hanedanlığında dönen entrikaları merak eden tarihseverler, Natalie Portman, Scarlett Johansson ve Eric Bana’yı aynı filmde izlemek isteyenler,27. Uluslararası İstanbul Film Festivalindeki gösterimini kaçıranlar ya da yeniden izlemek isteyenler için Boleyn Kızı (The Other Boleyn Girl) 23 Mayıs’ta ülkemizde vizyona giriyor. İki kızkardeş (Mary ve Anne Boleyn) arasındaki aşk ve iktidar mücadelesi ve İngiltere tarihinin en çok merak edilen dönemini yansıtan film, Philippa Gregory’nin kitabından senaryolaştırılmış. Her ikisi de kralın yatağını paylaşan Boleyn kızları arasındaki mücadeleyi kazanan ve kısa süreli de olsa saltanata erişecek olan Anne Boleyn’in kızı Elizabeth de İngiltere tarihinde ismi çokça anılan bir kraliçe olarak bilinecektir. Ki kendisinden 4oo yıl sonra tahta çıkan “adaşı” 2. Elizabeth’in ülkemizi ziyaretinin izleri tazeliğini korurken, tarihi filmlerden hoşlananların bu kadrosu güçlü filmi kaçırmaması önerilir.

kolera günlerinde aşk

Çarşamba, Mart 12th, 2008

Bir illüzyon mu yoksa gerçek mi tartışılır olan “ilk görüşte aşk”ı yaşamak için, 51 yıl 9 ay ve 4 gün beklemek mümkün müdür?

Kimilerine göre evet, kimilerine göre hayır. Aslında bu soruyu sordurtan tam olarak da aşktır ki varlığı üzerine kafa yormaya yeltenmek bile gerçeği aşıp başka boyutlara erişmeyi gerektirir, diye düşünüyorum. Bu yüzden de Gabriel Garcia Marquez‘in dünyasından mürekkebe dökülen aşkı okuduğumuzda her şey mümkün gibi görünebilir. Ki edebiyatta “büyülü gerçeklik” dediğimiz şey tam olarak da gerçeğin ve hayalin iç içe geçmesi, aradaki ince farkın ortadan kalkması; yani gerçek olamayacak bir şeyin bile mümkün olabilir gibi anlatılması ve algılanmasıdır. Ancak okurların hayal dünyalarında zaten binlerce kez filme çekilmiş bir romanı, tek bir beyin film haline getirdiği anda; romanda “mümkün” olabileceğini düşlediklerimiz, birdenbire “hadi canım sen de” yorumlarına yol açabilir. Şöyle ki Kolera Günlerinde Aşk‘ta, ilk gördüğü anda vurulduğu kadını 50 küsür yıl bekleyebilcek kadar aşk insanı, saf kalpli, şairâne bir adamın sevdiği kadını bekleyiş serüvenini, beyazperdede 2 saat süreyle izlerken yeterince absürd bulabiliriz. Her ne kadar romanı okumadan filmi izlemiş olsam da şu kadarını tahmin edebiliyorum: Benim bildiğim Marquez, bir aşkı bu kadar sığ anlatmamıştır. Kaldı ki alt metinlere yer veren, derinliği olan romanları sinemaya uyarlamak bir yönetmenin fellik fellik kaçması gereken bir durumdur kanımca. Zira sinemanın da belli imkanları var ve illâ da bu sınırları zorlayarak okuyucuların hayal dünyalarına tecavüz etmek, yeterince nâhoş. Bu nedenle edebiyat uyarlamalarına önyargılı yaklaşanları yeterince haklı bulurum. Ancak romanı okumadan sadece bir “film” olarak izlediğimde de -özellikle filmin ilk sahnelerinde- başarısızca yapılmış ihtiyar makyajı, rahatsızlık verecek derecede batıyor. Başrol oyuncuları ise -İhtiyarlara Yer Yok filminde de karşımıza çıkan Javier Bardem ve Ferzan Özpetek’in Karşı Pencere filminden tanıdığımız Giovanna Mezzogiorno- başarılı performans sergiliyorlar; ancak yine de konuştukları aksanlı İngilizce kulağı tırmalıyor.

(more…)

O Kadın

Perşembe, Kasım 29th, 2007

Kariyer sahibi ve varlıklı bir kadın..Kendisi gibi varlıklı bir işadamı..Evlilikle sonuçlanması beklenen ilişkileri..Derken..Ortaya çıkıveren “özgür” ruhlu bir müzisyen..”Esas kız”ın aklını çelen bu müzisyenle birlikte oluşan “üçlü” ilişkiler ağı..ve kaçınılmaz son..Gözyaşı..

Peki bu klişe masalı farklı kılan ne? Tabi ki filmin omurgasını oluşturan “Sezen Aksu Şarkıları”. Hepimizi zaman zaman -ama az ama çok- etkileyen, ağlatan, neşelendiren Sezen Aksu şarkılarının başrolde “oynadığı” bir film, O Kadın. Hikayesindeki “duygu”nun diyaloglardan ziyade şarkı sözleriyle ifade edildiği filmde 19 Sezen Aksu şarkısı yer alıyor.

(more…)

Bad Guy (Nabbeun namja)

Cumartesi, Kasım 24th, 2007

Bad Guy
2001/Kim Ki Duk/100 dk.
Son dönemde Uzak Doğu sinemasının hızlı çıkışının hepimiz farkındayız.Farklı senaryoları sinemaya yeni bakış açıları katmaya başladı.Özellikle Güney Kore filmleri daha ön planda.Güney Kore’nin en çok tartışma yaratan isimlerinden biri olan Kim Ki Duk’un benzersiz üslubuyla düşüncelerini bize aktardığı 2001 yılı yapımı Bad Guy (Nabbeun namja) filminden bahsetmek istiyorum.Ne kadar aşk konusu içersede bir çok kişiyi özellikle kadınları kızdıracak bir senaryoya sahip diyebilirim.Film Han-ki(Jae-hyeon Jo) isimli karakterin 21 yaşındaki üniversiteli bir kızı(Sun-hwa) sokağın ortasında öpmesiyle başlar.İlk başta çok saçma gelebilir hepinize ama daha sonra herşey farklı bir yol alır.Üniversiteli kız herkesin içinde kendisinden özür dilemesini bekler, onu küçük düşürür ve bu durum karşında Han-ki kendisine yakın tutmak hemde gururunu kırması nedeniyle kızı fuhuş batağının içine sokar.
(more…)

Dünyadan Aşk Manzaraları

Salı, Temmuz 17th, 2007

Meksikalı yönetmen Alejandro González Iñárritu’nun ses getiren filmleri amor es perros, 21 Gram ve Babel’in perde arkasındaki isim, senarist Guillermo Arriaga, ilk filmi için bu kez yönetmen koltuğuna oturmaya hazırlanıyor. 11 yıldır başka yönetmenler için çalıştığını belirten Arriaga, orjinal adı THE BURNING PLAIN olacak çalışmasını kendisi için yazmış. Kadrosuna güzeller güzeli Charlize Theron’u da katan çiçeği burnunda yönetmen, kendi stilinin çok da dışına çıkmayarak, yine zaman zaman kesişen farklı hikayeler üzerinden anlatacak aşkın farklı yüzlerini. 2009′da vizyona girmesi beklenen film, bakalım “ses getirecek” ne gibi yeniliklerle çıkacak karşımıza..

The Painted Veil

Pazartesi, Şubat 12th, 2007

Painted Veilİlk versiyonu 1934′te çekilen W. Somerset Maugham’ın romanından uyarlama The Painted Veil yeniden beyazperdede. 1920′lerde geçen öykü, evlenip Çin’e giden genç bir doktor ve karısının yaşamını anlatıyor.

Karısının onu aldattığını öğrenen Doktor Fane, intikam almak için Çin’de kolera salgınıyla mücadele eden bir kasabaya gönüllü olarak atanır ve eşini de yanında götürür. Bu serüvenin onların hayatına ne gibi değişiklikler getirdiğini merak edenler 23 Şubat’ta vizyona girecek olan filmi kaçırmasınlar. Naomi Watts ve Edward Norton’ın oyunculuklarıyla daha da zenginşelen etkileyici hikaye, görsel olarak da oldukça kuvvetli. Mutlaka izleyin…

beylem

Nasıl ve Neden Aşık Oluruz?

Perşembe, Şubat 1st, 2007

Sağlıklı bir aşk hayatı için önce “aşk”ı yakından tanıyın!Sevgililer Günü’nün yaklaştığı şu günlerde, aşk hayatına bilimsel gerçeklerin ışığında yön vermek isteyenler için yeni bir belgesel piyasaya çıktı: National Geographic’in hazırladığı Aşkın Bilimi adlı bu 3 bölümlük belgesel, aşk ile ilgili her konuyu, ince detaylarıyla birlikte ve bilimsel kanıtlarla inceliyor.

National Geographic’ten aşkı anlamak ve ilişkinizi uzun süreli kılmak için bilimsel bir çalışma.

Çoğumuz aşkın güzel, büyülü ve karmaşık olduğuna inanırız. Peki nasıl ve neden aşık oluruz? Bazıları için aşk ölümcül bir tutkudur. Bu duygu bizi ne şekilde ele geçirir? Evlenen çiftlerin yarısının boşandığını gözlemliyoruz. Aşkı sürdürmek gerçekten bu kadar zor mu? Tüm bu soruların cevabını bulmada bilim bize yardımcı olabilir mi?

BÖLÜM 1: Nasıl Aşık Oluruz?

Kontrolümüz dışında gelişen aşkın beyinde ve vücutta tetiklediği mekanizmalar nelerdir? Yaşanan değişimleri, hayali bir çiftin öyküsü sayesinde izliyoruz. Duyularımızın nasıl çalıştığını, feromon ve diğer aşk kimyasallarının yarattığı etkileri uzmanlardan dinliyoruz.

BÖLÜM 2: Aşkın Gücü

Vazgeçilmezlik duygusunu derinleştiren aşk, beynimiz tarafından mı yoksa kalbimiz tarafından mı yönlendirilir? Doğada çokeşlilik yaygınken pek çoğumuz neden tekeşliliği seçer? Ünlü nörologlar aşkın peşinde bizi beynimizde bir yolculuğa çıkarıyor.

BÖLÜM 3: Aşk Nasıl Kalıcı Kılınır?

Aşık kalmak, aşkı sürdürmek neden zordur? Bu bölümde, uzun süreli ilişkilere duyulan ihtiyaç, erkeklerin farklı ilişkiler aramasının sebepleri, deneyimlerimizin duygusal olarak kodlanmasını sağlayan beyin sistemi, seksin insanlar için yararı gibi konular işleniyor.

Toplam süresi 150 dakika olan Aşkın Bilimi belgesel DVD’si 14,95 YTL fiyat ile tüm film/müzik marketlerde satılmaktadır.